EkonomiGündemSon Dakika

2017 yılı tarım ve gıda sektörü değerlendirildi

2017 yılında gündemden düşmeyen, son olarak Fransa’dan et ithalatı ile yeniden alevlenen ithalat tartışmalarını değerlendiren Türkiye Gıda İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, arz açığı olan ürünlerde fiyat istikrarı için ithalat yapılmasının kısa vadede yararlı olacağını, ancak uzun vadede üretime zarar vereceğini söyledi. Kopuz, 1 Ocak itibariyle bazı içecekler için yürürlüğe giren ÖTV uygulamasının ise gıda enflasyonu ile mücadele kararlılığıyla çeliştiğini kaydetti.

TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, tarım ve gıda sektörü açısından 2017 yılını değerlendirdi, 2018 yılına ilişkin beklentilerini dile getirdi. Kopuz, tarımsal büyüme ile ilgili teşvik planlamalarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Her sene ürün bazında ciddi anlamda değişiklikler oluyor. İklim değişikliği ile ilgili TGDF olarak hazırladığımız raporu bakanlığa verdik.

Bütün dünya da iklim değişikliklerini baz alarak, ürün deseninin biçilebilir alanlarına planlama yapıyorlar. Türkiye’de de bu iklim değişikliği planlarının öngörülerek, bakanlığımızın da ürün coğrafyasında hangi ürünün ekilebilir, sağlıklı verim verilmesi açısından bunun planlaması yapılması lazım. Bu anlamda baktığımız zaman bu desteklerin kesinlikle ithalatın büyümesini engelleyecek, Türkiye’de ekilebilir ve üretebilir ürün desenlerinin tekrar teşviklerle yükseltilmesi lazım” dedi.

TGDF Başkanı Kopuz, merdiven altı üretimde bakanlıkla yaptıkları görüşmede çok ciddi denetim yapıldığını vurgulayarak, “Bu konuda özellikle işlenmiş ambalajlı ürünlerin piyasada satılması konusunda gıda ve içecek sektörüyüz. Avrupa Birliği standartlarının uygulanması konusundaki hassasiyetimizi dile getiriyoruz.

Özellikle açıkta satılan, pazarda satılan ürünlerde, merdiven altı ürünleri teşvik edecek, tüketiciyi de bilinçlendirmemiz lazım. Ambalajlı ürünlerin tüketilmesinde de bilinçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kopuz, Türkiye’de 15 senedir yapılan gıda ve içecek sektöründeki başarılardan bir tanesinin yüzde 18 olan işlenmiş gıdalardaki KDV’lerin yüzde 8’e indirilmesi olduğunu söyleyerek, yüzde 8 olanların da yüzde 1’e indirilmesi olduğunu ifade etti.

Kopuz sözlerine şöyle tamamladı, “Nitelik açısından baktığımız zaman kontrollerin yeterli olduğu kanaatindeyim ama cezai müeyyidelerin biraz daha ağırlaştırılması lazım. Sadece para cezasıyla kalmaması lazım. Böyle çok kalıcı vergi cezaları gibi ağır yaptırımların olması lazım. Bu da Avrupa Birliği ülkelerinde mevcut. İnşallah ilerleyen zamanlarda bu gıda cezalarının daha da ağırlaştırarak bu şekilde gündeme sokmamız lazım” dedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı